Kitap Cadısının Sihirli Dünyasına Hoşgeldin...

Cansu Yeloğlu

Burası Benim Evim, Saygılı Olun! Bir zamanlar bir pilaj vardı. Ama bu plajın denizi, diğer plajların denizleri gibi değildi çünkü plaja gelen insanlar, çöplerini bu denize atıyorlardı. Ama bir şeyi unutuyorlardı. Denize atılan çöpler yüzünden balıklar ölüyordu ve bu yüzden balıkçılar pek balık tutamaz olmuşlardı. Sonunda bir balık dayanamayıp, plajdaki insanlara bağırdı: --- BURASI BENİM EVİM SAYGILI OLUN! Bir düşünün. Sizin eviniz çöp, pislik içinde. Mutlu olur muydunuz? İnsanlar biraz düşündükten sonra bir daha yapmamaya söz verdiler ve balıklar, mutluluk içinde yaşadılar. MUTLU SON...

LARA DOĞAN

BÜYÜLEYİCİ PLAJ Geçen yaz tatilinde Yankı, plaja gitmişti. Yüzerken suda bir sürü şey gördü. Sanki balıklar dans ediyordu. Balıkların renkleri ve şekilleri birbirinden farklıydı. Balıklardan biri sanki ona bir şey anlatmaya çalışıyordu. Balığın ona ne anlattığını düşündü. Sonra endişelenmeye başladı ve ablasının yanına gitti. Ablasına” Abla, şu balık bana bir şey anlatmaya çalışıyor” dedi. Beraber balığın yanına gittiler. O anda büyük bir dalga geldi ve plaj büyülendi. Herkes bunun farkındaydı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Korkudan etrafta dolaşmaya başladılar. Yankı ve ablası Lara, balığın onlara bunu anlatmaya çalıştığını düşündü. Sonra Lara, arkadaşı Ada’yı gördü ve ona olayı anlattı. O anda tatlı bir ahtapot göründü. Kafasındaki kocaman pembe kurdeleyle çok tatlı gözüküyordu. Lara” Belki ahtapot büyüyü bozmak için gelmiştir.” dedi. Ahtapot “ Büyüyü bozmak için buradayım.” dedi. Herkes çok mutlu oldu. Ama bir anda balıklar tatlı ahtapotu yakaladı ve ona çok kızdılar. Tatlı ahtapot neler olduğunu anlamış değildi ama bunu düzeltebilirdi. Balıkları sakinleştirdi ve “ Neden insanları kurtarmama izin vermiyorsunuz” dedi. Balıklar “ Ne olduğunu anlamamıştık. Özür dileriz “ dediler. Sonra tatlı ahtapot, büyüyü bozdu ve herkes eğlenceli bir yaz tatili geçirdi.

ELA DUMAN

MUTLU ÇOCUK Ceyda en küçük şeyden bile mutlu olan bir çocuktu.Anne ve babasına her zaman yardım ederdi.Bu sene 4. sınıftı.15 tatil karnesinde taktir almıştı.Annesi ve babası onu sinemaya götürdü.Yıllar sonra Ceyda büyümüştü.Mesleği baş savcı idi.2çocuğu vardı. isimleri CEM ve CEREN.Havuzlu bir villada yaşıyordu.Yıllar geçmesine rağmen Ceyda hiç değişmemişti. Hayla çok mutluydu...

Selin öztelli

Bir varmış bir yokmuş bir gün bir karı ile koca varmış karısı hep kuru fasülye pişirirmiş birgün adamın aklına tak etmiş kuru fasulye yemek istememiş kocası bir lokma bile yememiş lokantaya gitmiş en baş yemeği getirin Demiş sonra ordadev bir fil görmüş adam filin tepesine çıkmış ve - aaaaa düşüceeeeem yardım edin Demiş Hiçkimse yardım etmemiş yemek gelmiş ne gelmiş kuru fasulye adam göreğip kuru fasulenin içine düşmüş adam çok kızmış ve adama bu yüzden10.000 lira vermişler böylece adam mutlu olmuş

Alya

Bir zamanlar elif adında bir kız yaşarmış elif bir gün okuldayken öğretmen bir duyuru yapmış bir tiyatro olucakmis bunu duyan elif seçmelere katılmİş öğretmenleri onu pek beğenmemiş elif bide şansını müzikte denemiş ondada başarılı olamamış sonra annesi ondan yardım etmesini istemiş elif etmiş ama bütün bardakları tabakları kırmış sonra demiş ki belki tiyatroda müzikte ve yemekte başarılı olmaya bilirim ama tamirde iyiyimdir ve tamir için babasına yardım etmeye gitmiş ve hep yanlış aletleri vermiş sonra birgün merdivenlerde oturup ben neden başarısızım diye düşünürken birden bir teyze gelmiş ve yavrum şu poşetleri taşırmısın demiş elifte ben bu yumurtaları kırarım demiş sonra yumurtalaŕı kırmadan çıkırmayı başarmış sonra anlamış ki hep denemelisin

PELİN SÖNMEZ

SİHİRLİ AĞAÇ Bir varmış bir yokmuş,evvel zaman içinde sihirli ülkesi diye bir ülke varmış.Bu ülkede Poti adında bir tavşan yaşarmış.Bu tavşanın bir ağacı varmış.Bu ağaçta sihirli ağaçmış.Bu ağaçtaki elmalar sihirliymiş,arkadaşlık sihiri.Tavşanda bu ağaçtaki meyveleri yiyince arkadaş kazanıyormuş.Tilki aslan kurt gibi birçok hayvan kazanırmış. Bir gün ormana avcı gelmiş,Potinin arkadaşlarını öldürmek istemiş.Poti avcının üstüne atladığı gibi yüzünü çizmiş.Avcı koşarak ormandan uzaklaşmış.Bütün hayvanlar Potiye teşekkür etmişler ve sihirli ağaçtan meyve yemişler. Sizde arkadaş kazanmayı unutmayın. PELİN SÖNMEZ

Bertuğ İLBEY

Bir zamanlar bir çocuk yaşarmış. Bu çocuk okula gitmeyi sevmezmiş. Bir gün okula gittiğinde öğretmeni "Okula neden gelmiyorsun diye sormuş"Çocuk cevap vermemiş .Öğretmeni çocuğun okula gelmek istemediğini anlamış. .Ona bir şaka yapmaya kararvermiş. .Öğretmen ödev verirken bir sürü vermiş.Çocuk "Bir sürü ödevi nasıl yapıcam "diye düşünmüş.Sonra öğretmeni şaka demiş.Çocuk bundan sonra okula gitmiş.

ilkem ilhan

ARABALAR Bir araba varmış. Bu araba kendi yiyeceğini kendi bulmazmış .Ama öbür arabalar yiyeceklerini kendi bulurmuş.O araba bulmazmış.Arabalar o arabaya tuzak yapmışlar. O araba dersini alıp kedi yiyeceğini kendi bulmuş

Selin Akkaş

KAPLAN CIN RÜYASI kaplancık uyandı ve şaşırdı çünkü arkadaşları yanındaydı hadi oyunoynıyalım dedi sonra biri Kaplancık uyandı ve meyerse herşey rüyğyaymış arkadaşlar bulmak için ormana gitmiş arkadaşararken Kaplancık kayboluyor alamayabaşlıyor bir ağaç alama Kaplancık dedi ve Kaplancık bararak uyandı.

Melisa Somaklar

Sihirli Orman Bir zamanlar hayallerin gerçekleştiği bir orman varmış.O ormanda haerkes çok eğlenirmiş.Bir gün tilki demişki:bu kitaplar çok ama çok sıkıcı.Bunu duyan halk konuşmaya başlamış.Ne hayır hiçtebile diye sözler söylerler.Sonra birden kitap cadısı geldi.Ve sordu ne oluyor burada? Herkes cevaplamış:bu tilki kitapları hiç ama hiç sevmiyor demiş halk.Sonra kitap cadısı o tilkiye söylemiş ki kitap okumassan hayal gücün gelişmes demiş ve kitap okumanın önemini anlayan tilki artık kitap okuyacağına söz vermiş.Ve mutlulukla ,sevinçle yaşamışlar.

Melike Betül AÇAR

Bir varmış Bir yokmuş evvel zaman içinde bir çocuk varmış bu çocuk 9 yaşındaymış adı Demet"miş Demet"in 3 gün sonra doğum günü olucak"mış. 3 gün geçmiş ama hala kimse gelmemiş buna çok üzülen Demet"in canı sıkılmış ve etraf karanlık olduğu için lambaları açmak istemiş lambaları açmış tam o sırada içerisi şenlenmiş ve Demet çok duygulanmış ki mutluluktan ağlayacak gibiymiş 10 yaş doğum günü bile unutu vermiş ve mutlu mesut yaşamışlar. ve mutlu son.

PELİN SÖNMEZ

KÜÇÜK KEDİ VE ESİLA Uzak ülkelerde Esila adında biri yaşarmış. Bu kızın bir kedisi varmış, kedinin adı boncukmuş. Mavi gözlü çok tatlıymış. Küçük kız Boncuğu çok severmiş. Onu heryerde yanına alır gezdirirmiş. Bir gün Esila Boncuğu parka götürdü, oyun oynarken bir koku aldı. Sanki bir balık kokusuydu, kokuyu takip ederken tuzağa düştü! Kız Boncuk gitme vakti geldi, hadi gel eve gidelim sana yemek verelim dedi ama Boncuk ortalıkta yoktu.Tekrar bağırdı ama ortalıkta hala yoktu.Tuzağa düştüğünü anladı.Eve gitti annesine söyledi. -Anne Boncuk ortalıkta yok, kayboldu. kayıp kedi Annesi: -Hemen ilan asalım,dedi. Esila: -İlan nedir? diye sordu. Annesi, kedimiz kaybolunca her yere ilan asarız, bunu duyanlar kediyi bulur bize geri getirirler.Hadi kağıtlar getir,kalemler getir ve boya kalemi getir. İlanları yaptılar sonra ilanları asmaya gittiler.İlanları herkes gördü kediyi aramaya başladılar.Aylar geçti, yıllar geçti boncuk hala gelmedi.Bir gün Esila dışarı çıktı, parka gitti,ortalığa baktı. Oda ne Bocuk ordaydı.Hemen Boncuğun gitti, birde negörsün Boncuk değilmiş.Karşı komşunun kedisiymiş.Kediyi alıp karşı komşuya götürmüş,kediyi verip eve gitmiş. Komşunun kedisini bulduğu için sevinmiş ama Boncuğu bulamadığı için hala üzgünmüş.Çünkü Boncuğu çok özlüyormuş.

Yaren Sezer

AHTAPOT VE ARKADAŞLARI Bilgin Ahtapot, arkadaşlarıyla oyun oynuyormuş. Bir gün oyun oynarlarken köpek balığı çetesinin saldırısına uğramışlar. Bilgin Ahtapot: Çocuklar boşuna dememişler iyiler her zaman kötüleri yener diye. Hadi, o zaman birleşelim. Bilgin Ahtapot haklı. Sonra bir bakmışlar ki, onları yenmişler. Arkadaşı Bumba : Gerçekten de Ahtapot Bilgin Haklı.. Sonra hep beraber mutlu mutlu yaşamışlar.

ışık yeşilmen

Bir zaman çılgın orman diye bir yer varmış. Bu ormandakilerin isimleri Pani Geveze ve Kargaymış. bir gün Geveze ile K arga palmiye ağacının etrafında doyasıya dönmüşler. Pani tam merhaba diyecekken kafasına sihirlimi sihirli sertmi sert bir yaprak düşmüş.Sonra Pani kendini bir aslan sanmış. Pani kendini kıral ilan etmiş. Pani demiş ki şu yaprakları temizleyin çabuk. Pani dolaşırken yine kafasına aynı yapraktan düşmüş ve Pani eski haline dönmüş.

İlayda Şeşeoğulları

Serranın Macerası: Bir varmış bir yokmuş Serra adında bir kız varmış. O 8 yaşında, geceleri korku kitabını okur. Cuma gününün sabahıydı serranın okula gitmesi gerekiyordu ama hasta olmuştu annesinin bütün kolu eşi yok olmuş telefon, eşyaların başları yoktu. Serranın penceresi açıktı. Yani eve bir hırsız girmiş. Terasta bir ses geldi serra terasta gitti kaybolan eşyaların hepsi ordaymış annesini, polisleri çağırdı. Ama hırsız değildi 5 yaşında kardeşi Emirmiş kardeşi bir şeyleri saklamayı severmiş herkez güldü THE END

ÖYKÜ AKIN

bir varmış bir yokmuş, sihirli bir ormanda yaşayan tavşan ve baykuş varmış.bunlar arkadaşmış. normalde yaşamaları gereken yer normal ormanmış anneleri onları bir hayvan nedeniyle burada doğurmak zorunda kalmış.sihirli ormanda değişik hayvanlar ,buluttan bitkiler varmış. onlar normal ormana gitmek istiyormuş,ama gidemiyormuş. bir gün akıllarına bilge baykuşa gitmek gelmiş.bilge baykuşa gitmişler bilge baykuş bana zaman verin demiş. onlar zaman vermişler.bir süre sonra bilge baykuş yanlarına ışınlanma makinesiyle gelmiş.onlarda ışınlanma makinesini çalıştırmışlar ışınlanmışlar.normal orman çok güzelmiş yaşamlarına devam etmişler.

YAĞIZ KÖYGÜLÜ

Bir gün, ormanda yaşayan küçük bir çocuk varmış.Şeker yemeyi çok severmiş.Hep gece yattığında çikolatadan evi olmasını istermiş.Ama hiç böyle birşey olmuyormuş.Sonunda bir gece tam yatarken çocuğun yanına bir uzaylı çocuk gelmiş.Onu çikolatadan bir gezegene götürmüş.Her yer çikolatadanmış ama o kadar fazla çikolata yemiş ki karnı ağrımış.Evine dönmek istemiş ama dönememiş.Sonra uzaylının gezegeninde çikolatadan başka bir şey yemediğinden ölmuş.

Selen Topuz

CESUR KIZ BEREN Bir varmış bir yokmuş.Bir şato varmış. Orada bir kız çocuğu varmış.Adı Beren miş .O çok cesur bir kızmış.Şatoda şövalyeler dışında tek cesur kız oymuş. Hiçbir arkadaşı onun kadar cesur değilmiş.Bir yüksek dağa çıkmaktan korkmaz, birde çok ama çok yüksekte geniş olan bir dağda ip üstünde yürümekten korkmazmış.Ama herkes korkarmış.Bir gün arkadaşlarıyla oynarken başların çok kötü bir durum gelmiş. Ve önlerine korkunç bir hayvan çıkmış.Bütün herkes korkmuş.Beren öne geçip herkesi kurtarmış.Kendisiyle gurur duymuş.Herkeste onunla gurur duymuş...

İlayda şeşeoğulları

CANSUNUN DOĞUM GÜNÜ Bir varmış Bir yokmuş. Cansu adında bir kız varmış. Cadılar bayramını çok severmiş bayramını çok severmiş. O okuldaki kızlardan daha farklıymış yarın onun doğum günüymüş. Ama kızlardan gelen yokmuş. Ama sınıftaki arhan bu sesleri duyup bütün erkekleri çağırıp onun doğum gününe onlar gittiler. Cansu çok şaşırmış. Sevcan dedi ki kızlar yerine biz gelebilir miyiz? Cansu elbette demiş. Cansu çok sevindi. Eğlendikten sonra pasta kestiler. Saat 23:00 her yer karanlıktı. Erkekler korkmuş Cansu si bugünlük bende kalın dedi. Öbürkü sabah erkekler teşekürederim dediler. Erkeklerde onu sinemaya davet ettiler. Cansu evet demiş ve hep birlikte sinemaya gittiler. THE END

AZRA ÖZGÜR

MİRA’NIN YAZA VEDA PARTİSİ Bir varmış bir yokmuş. Mira adında bir kız varmış. Mira 7 yaşındaymış.Mira kahverengi saçlı ve kahverengi gözlüymüş. Mira çok güzel hamur işi yapıyormuş. Mira yaza veda partisi verecekti. Mira vereceği parti için sabah erken kalkıp pastalar, börekler ve çörekler yaptı. Mira çok mutluydu. Çünkü bütün arkadaşları geliyordu ve bütün arkadaşlarını çok özlemişti. Bir anda kapı çaldı. Mira: -Yaşasın herkes gelmeye başlıyor. Mira çok sevinmişti. Mira kapıyı açar açmaz karşısında en yakın arkadaşı Sinem’i gördü. Sinem hemen Mira’ya sarıldı. Mira da Sinem’e sarıldı. Hemen bahçeye çıktılar. Sonra kapı çaldı. Bu sefer ise Elif geldi. Elif hemen arkadaşlarının yanına geçti. Mira,Sinem ve Elif hemen oyun oynamaya başladılar. Herkes gelmişti. Mira ve arkadaşları oyunlar oynadılar. Herkes çok eğlenmişti. Parti bitince herkes evlerine dağıldı. Mira çok yorgundu ama yine de çok mutluydu. Sabah olunca Mira kahvaltısını etti. Mira kahvaltısını ettikten sonra bahçede arkadaşları ile oynadılar. Sonra havuza girdiler. Havuzda yüzdükten sonra evine gidip banyo yapıp uyudu. VE MUTLU SON

Ada Derin Mercan

Bir tane kral ve Kraliçe varmış. Onların güzel bir kızları varmış .Ama onlardan birisi üvey kızmış .Birgün sapsarı saçlı olan kızları Saraydan çıkmış ķızları o gün bir cadiyla karşılaşmış o cadı kıza büyü yapmış. Kız onu görünce çok korumuş neye uğradığını şaşırmış .Büyük bir gün olmuş kral ve Kraliçe kalkmış kral demişki"kızımız yok demiş endişelenmişler kral kızını aramaya başlamış.Ve sonunda kızını bulmuş onun büyüsünü bozmuş kızını kurtarmış.Mutlu mesut yaşamışlar.

alime taşar

bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir kurbağa varmış bu kurbağa sihirli bir kurbağamış bu kurbağa dokunan herkez shirli oluyormuş bir gün bir aslan gelmiş bu aslan okadar kötü kalpliymişki herkez buaslandan korkuyomuş bu aslan bir gün bu kurbağağa dokanmış ve sihir ona geçmiş bundan sonra kötü kalpli aslan herkezden iyi olmuş herkez çok şaşırmış ve bundan sonra aslan herkezle iyi anlaşmış

Alp ALTUN

Sinek Kapan bir gün uçan bisikletine atlamış ve uzaya gitmiş.Tabi uçan patenlerinide unutmamış.Sonra en iyi arkadaşı uzaylıyla karşılaşmış. Uzaylı: -Beni dünyaya götürür müsün? Arslan: -Evet Uzaylı: -Çok teşekkür ederim. Arslan: -Önemli değil. Ve sonra dünyaya geri dönmüşler.Dünyaya döndüklerinde birde ne görsünler tüm arkadaşları onlara parti hazırlamışlar.İkiside aynı günde doğmuşlar.O yüzden ikiside doğum günü arslanı ve uzaylısı olmuşlar.Ve güzelce yaşamışlar.

bengü

saçlı aslan bir gün saçını taramaya karar vermiş.ama tarağı yokmuşoyüzdenpazara gitmiş.ama parasını unutmuş.neyseki çantasında para varmış.tarağını alıp evine gitmiş.

Toprak Aker

Bir zamanlar4 kardeş varmış.ikisi yaramaz ikisi ise usluymuş.yaramaz olanlar çok kavga ederlermiş. Uslu olannlar ise paylaşırlarmış.Anneleri birgün demişki :-Siz de uslu kardeşlerinizi örnek alın demiş.Bundan sonra 4 kardeş de uslu olmuş.

defne SİNANOĞLU

bir varmış bir yokmuş güzeller güzeli iki kız varmış.küçük kızın adı DAMLA ablasının adı ADA ymış iki kardeş birbirini çok severlermiş ama kavga da ederlermiş anneleri onlara köpek almış köpeklerinin adına PATİ koymuşlar bir gün ADA PATİ yi gezdirirken yanına DAMLA gelmiş o da PATİ yi gezdirmek istemiş ADA tasmayı DAMLA ya da vermiş DAMLA PATİ yi gezdirirken PATİ kedi görmüş ve kovalamaya başlamış DAMLA tasmayı tutamamış ve PATİ kaçmış DAMLA ve ADA annelerine gidip söylemiş annaleri yapacak bir şey olmadığını söylemiş bir kaç gün böyle üzüntülü geçmiş fakat bir hafta sonra anneleri balkonda otururken PATİ yi görmüş DAMLA ve ADA yı çağırmış DAMLA ve ADA PATİ yi görünce çok mutlu olmuşlar artık daha dikkatli olacaklarmış

Mahmut Tunalı

Birgün kurt sürüsü bataklığa banyo yapmaya gitmişler.yeni doğan kurt bataklığa batmış sonrada bataklığın altıda hayaller ülkesine gitmiş.Bebek kurt tombul olduğu için bataklığın taaa dibine batmış.orada bir iş bulmuş .ve ona bir su içirmişler o anda uçmaya başlamış toprağa inemedi ama güneşe çıktı. Oradan araştırmalar yapıp yeryüzüne çıktı.ve yaşadıklarını anlattı.

Mahmut Muhammet Tunalı

Uçan Aslan Bir gün ormanda bir Aslan doğurmuş. O çok uçmak istiyormuş , sonra büyümüş büyümüş orman Kral ı olmuş. O bir gün çok Susamış sonra çıktık çıkmadık bir yerden su bulmuş. Suyu içince uçmaya Başlamış uçmuş uçmuş ve Güneş i Görmüş . Sonra orda araştırma yapıp orman Kral ı olarak mutlu yaşamış.

AHMET GANEŞ VOLCHENKOV

Köpeğin macerası Köpek bir gün bir şirket onu altın aramaya gönderir ve sonra bir altına rastlar ve onu şirkete götürür sonra onu şirketi inceler ve onun başka bir altın olduğunu anlarlar ve ona 5 gün tatil hakkı verirler sonra tatili biter sonra köpek baya gider ama şirketi yok.sonra köpek üzülür sonra bir restoranta gider ve orda eline bir harita alır haritadan şehrinin nerde olduğunu görür ve eve döner sonra onun rüya olduğunu anlar sonra onu gerçekleştirmek için bir şirket açar sonra düşünmüş taşınmış sonra demiş ki ben dünyayı gezmek istiyorum demiş sonra arkadaşlarıyla dünyayı gezmek için plan kurarlar ve plan 21.06.2016 da gidelim demiş çünkü o gün hem dünyanın en uzun günü ve benim doğum günüm diye o gün gidelim demiş sonra gün gelmiş ve yolculuk dan dönmüş sonra toprak yolculuğuna çıkmışlar ve en verimli toprakta yaşamaya karar vermişler sonra bir gün diskoya giderken karşılarına bir hırsız çıkmış sonra hırsız köpeğin bir arkadaşını alıp kaçmış sonra köpek ve arkadaşları hırsızı kovalamış sonra polisi aramış sonra polis ona 5 yıl hapis cezası vermişler sonra köpek arkadaşlarının yanına gidince onları görememiş sonra polise gitmiş orda hırsızın yanında bir çuval görmüş sonra hırsızı bayıltıp arkadaşlarını almış tam çıkarken hırsızın arkadaşları varmış sonra onları atlatmışlar sonra arkadaşları ona bir taht hazırlamış ve köpek değişik bir kapı görmüş ve onu arkadaşlarını ve ona güzel bir sürpriz yapmışlar ve köpek buna çok sevinmiş...

Irmak Uslu

KÜÇÜK BİR YUNUS Irmak adında şirin bir yunus varmış. Bu yunus gösteriye çıkarmış. Bir gün çemberlerden geçerken arkadaşı Derin e rastlamış. Ona merhaba merhaba demiş. Irmak arkadaşı Derin e okyanusa açılma vakti geldiğini söylemiş. Okyanusa açılırken Derin e veda etmiş ve okyanusa açılmış. Irmak orada arkadaşlar edinmiş. İsimleri ise Arat, Ela ve Selen imiş. Okyanusda oyun oynarlarmış. Birgün Derin de aynı okyanusa gelmiş. Ancak okyanusa açılır açılmaz bir balık ağına takılmış. Arkadaşı Irmak, diğer arkadaşları ile oynar iken Derin i görmüş. Hemen yardım etmek istemiş. Diğer arkadaşlarına Derin i gösterip onu kurtarmaya gitmişler. Dişleri ile balık ağını kesip kurtarmayı başarmışlar. Hepsi tanışıp mutlu bir şekilde oyun oynamışlar.

canan aybar

kelebeğin hikayesi birgün kelebek yaprağın üzerine konmuş ve biraz bekledikten sonra uçup gitmiş. sonra onun yuvası hep yaprak olmuş ve çok mutlu olmuş

Ceyda Betül Şahin

uçan bir kedi varmış.O uça bilen bir kediymiş.Kedi uçarken bir dal parçasına takılmış çünkü çok hızlı uçup önüne bakmıyormuş ve normal hızda uçulacağını anlamış.

İBRAHİM EFE ÜNLÜ

KÜÇÜK BALIĞIN MACERASI DENİZİN ALTINDA BİR BALIK AİLESİ YAŞARMIŞ. O AİLENİN BİR YAVRU BALIKLARI VARMIŞ. BALIĞIN ADI MİNİK’MİŞ. O DENİZİN KARANLIKLARINA GİTMEK İSTEMİŞ. BİR GÜN DENİZİN KARANLIKLARINA GİTMEK İÇİN EVDEN KAÇMAYA KARAR VERMİŞ. EVDEN KAÇMIŞ AİLESİ ONU ÇOK MERAK ETMİŞ. MİNİK, DENİZİN KARANLIKLARINDA ÇOK KORKMUŞ. ÇÜNKÜ HER YER KARANLIKMIŞ. BİRAZ DAHA GİTTİĞİNDE BİRAZ IŞIK GELMEYE BAŞLAMIŞ. O ANDA BİR KÖPEK BALIĞI GÖRMÜŞ. MEĞER GÖRDÜĞÜ ŞEY BİR. BALİNAYMIŞ. BALİNA ONU GÖRMÜŞ. BALİNA ONA BABASININ ARKADAŞI OLDUĞUNU SÖLEMİŞ. MİNİK, KÜÇÜK OLDUĞU İÇİN ONA KANMIŞ. BALİNA BİR KÖPEK BALIĞIYLA İŞ BİRLİĞİ YAPIYORMUŞ. MİNİK HERŞEYİ FARKEDİNCE KAÇIP İZİNİ KAYBETTİRMİŞ. KAÇARKEN EVİNİ GÖRÜP İÇERİ GİRMİŞ. ANNE VE BABASI ONU İYİCE UYARMIŞ VE MUTLU MUTLU YAŞAMIŞLAR.

nisanur tasyaran

kucuk kelebek her aksam.yatagina yattiginda piril piril yildizlari ve bembeyaz yuzuyle gulen aydedeyi seyreder.en buyuk hayalide aydedeye be yildizlara gitmektir. annesi onu o kadar uzaga ucamayacagi konu sunda uyarsada bu hayalinden vaz gec mez. guclenmek icin balli ekmeklerden yer ve cooook guclenir

DAMLA SİNANOĞLU

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde bir cadı varmış.Kendi şatosunun her yerinin siyah olmasını istiyormuş.O yüzden herkes onunla alay ediyormuş.Nöbetçilerde evlerine gitmek istiyormuş.Bu arada ablasıda yatarak bilgisayar oynuyormuş,babasıda saçlarını seviyormuş.Küçük cadı kendini çok kötü hissetmiş. Sopasını almış, uçmuş şatosuna gitmiş. Bütün arkadaşlarını ve 13 kardeşini çağırmış. Zencefiliçmeye karar vermişler.Orada uzun bir park varmış ve bu parkta kare bir kapı varmış. "Pardon geçebilir miyim? Ben burada yaşamak istiyorum," demiş. Kapıdan geçip burada yaşamaya başlamış.

Alya - Bulut Bahar

Bir zamanlar büyük bir ormanda çok mu çok güzel bir ağaç varmış. Bu ağacın yaprakları çok özelmiş. O yüzden bizim ağaç kardeş, kıştan çok korkarmış. Günlerden bir gün korktuğu başına gelmiş. Kış bütün şiddetiyle yağmuru yağdırmış, fırtına çıkarmış, karla etrafı kaplamış. Kışa dayanamayan yapraklar teker teker dökülmüş. Ağaç bu durum karşısında çok ağlamış. Sonra ağacın eski dostu güneş kardeş ortaya çıkmış. “Heyy! Kara kış, durdur artık karı, fırtınayı ağaç kardeşin durumunu görmüyor musun?” demiş gür sesiyle. Kış çok üzülmüş. Bir daha ağaç kardeşi üzmeyeceğime söz vermiş.
Kış, ağacı bahara bırakmış ve dökülen yaprakları tekrar yeşermiş.
O ağacın gölgesine Bulut ve Alya uzanmış, kitaplarını keyifle okumuş.

Sende Hikayeni Gönder